Hacet ve Hacet Namazı

By | 18 Ocak 2017

“Hâcet”; ihtiyaç, lüzum, gerekli olan şey ve bilhassa Allah’tan beklenen, istenen şeyler mânâsında kullanılır.

Hâcet namazı: Allah Teâlâ’dan herhangi bir hususta ihtiyacını karşılaması, dünya veya âhiretle alâkalı bir dilekte bulunulması maksadıyla kılınan namazdır. Bu namazın ilk rek’atinde 1 Fâtiha, 3 Âyetü’l-Kürsî; ikinci rek’atinde 1 Fâtiha, 1 İhlâs-ı şerif, 1 Felâk ve 1 Nâs sûreleri okunur. Namazın sonunda kişi, Allah Teâlâ’ya hamd ü senâdan, Resûlüllah Efendimiz’e salât ü selâmdan sonra “Hâcet duâsı”nı okuyup isteğinin tahakkuku için Cenâb-ı Hakk’a niyazda bulunur.

Tirmizî (rh.)’nin Abdullah bin Ebî Evfâ (r.a.)’dan naklettiğine göre, Resûlüllah (s.a.v.)şöyle buyurmuşlardır:

“Her kimin Allah’tan bir dileği olursa yahut insanlardan herhangi birinden bir isteği bulunursa, önce güzelce abdest alsın ve iki rek’at namaz kılsın [yukarıda anlatıldığı gibi]. Sonra Allâh’a hamd ve senâda bulunsun, sonra Resûlüllah’a salât ü selâm getirsin. Sonra da şu duâyı okusun: ‘Lâ ilâhe illallâhül halîmül kerîmü, sübhânallâhi Rabbil Arşil azîm. Elhamdü lillâhi Rabbil âlemîn, nes’elüke mûcibâti rahmetike, ve azâime mağfiratike, velğanîmete min külli berrin, vesselâmete min külli ismin lâ teda’lî zenben illâ ğafertehû velâ hemmen illâ mezahtehû velâ hâceten hiye leke rizan illâ gazaytehâ yâ erhamerrâhımîn.’

Meâli: Halîm ve kerîm olan Allah’tan başka ilah yoktur. Arş-i azîm’in Rabb’i Allâh’ı tesbih ederim. Hamd âlemlerin Rabb’i olan Allâh’a mahsustur. Allâh’ım! Rahmetini mûcip şeyleri, kat’î affını, her iyiliği elde etmeyi, her günahtan uzak olmayı senden dilerim. Affetmediğin hiçbir günah, ferâha çıkarmadığın hiçbir tasa ve keder, senin rızâna uygun olan hiçbir ihtiyâcı da karşılamadan bırakma; ey merhametlilerin en merhametlisi olan Allâh’ım.” (Tirmizî, Vitr, 17; et-Terğîb, 1/476)

Hâcet kelimesiyle kullanılan bir terkip de, abdest giderme mânâsında, “def’-i hâcet”dir. Bu kelimenin cem’îsi (çoğulu), “hâcât” ve “havâyic” olarak gelir. Meselâ, “Yâ kâdıye’l-hâcât (Ey bütün ihtiyaçları gideren Allah)” ve “havâyic-i asliyye (aslî ihtiyaçlar)” cümlelerinde kullanıldığı gibi. Havâyic-i asliyye, zekât tâbirlerindendir ve temel ihtiyaçlar demektir. İmam İbnü’l-Hümâm (rh. v. 1457) aslî ihtiyaçları şöyle hulâsa etmiştir: “Oturulacak ev ve eşyası, giyilecek elbise, binilecek hayvanlar (bugün için vâsıta-araba) ve kullanılan silahlar.”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir