Ölüm Ve Ötesi

Ölüm ve ötesini hiç düşündünüz mü ? öldükten sonra , kabir azabı , islami sorular , ölüm ve ötesi hakkındaki tüm soruların cevabını giderebileceğiniz konumuz aşağıda bulunmaktadır.Yararlı olmak dileği ile…

islami-konular,

Allah’ın, önü acı, arkası tatlı nimetleri vardır. Yani önce sabır gerektiren, teslim gerektiren, tevekkül gerektiren, rızâ gerektiren; sabrı, teslimi, tevekkülü ve rızâyı gösterenler için hemen ardından Allah’ın sonsuz rahmetini, rızâsını ve merhametini netice veren yüksek nimetler… Hastalıklar gibi, musîbetler gibi ve en sonunda ölüm gibi. Ölümün sebebini Rabbimiz şöyle okuduğum ayeti celilede mealen şöyle açıklamaktadır. : “O ki, hanginiz daha güzel işler yapacaksınız diye sizi imtihan etmek için ölümü de, hayatı da yaratmıştır o aziz ve gafurdur.” 1
   Bizi yokluk safhasından hayat safhasına geçiren Rabbimiz,aynı şekilde ölümün bir son olmadığını gerçek hayatın başlangıcı olduğunu şu ayeti kerimede belirtmektedir:

ثُمَّ بَعَثْنَاكُم مِّن بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

   Sonra umulur ki böylece siz şükredersiniz diye ölümünüzden sonra sizi tekrar dirilttik.2 Evet ölüm kimi insanlar için ebedi saadet kapısının açılmasıdır. Ölüm mü’mini, dar, sıkıntılı,karmaşık ve fırtınalı dünya karanlığından çıkarır; geniş, sevinçli, ıztırapsız ve bâkî bir hayata mazhar eder. Kişiyi, hakîkî sevgili olan Cenâb-ı Allah’ın rahmet dâiresine alır. Bilhassa îmân ehli için ölüm karanlıklı bir kuyu ağzı değil, nûrlu âlemlerin kapısıdır. Elbette dünya karanlığından Cennetler bahçesine çıkmak, sıkıntılı ve tutsak cismânî hayattan rahat âlemine ve ruhların uçuştuğu âleme geçmek ve Rahmân’ın huzuruna gitmek bin can ile arzû edilir bir seyahattir. Hattâ bir saadettir. Ölüm bu yönüyle de tartışılmaz bir nimettir. Fakat şüphesiz ölümün bu rahmet ve nimet ciheti îmân ve salih amel sahipleri içindir. Dalâlet ehli için ise ölüm elbette azap içinde azap, acı içinde acıdır.Her insanın imtihanının nihayeti ise elbette ölümün kendisine gelmesi ile sonlanacaktır.Nitekim ölümden kaçınılmasının düşünülemeyeceği hususunda Cenabı Hak şöyle buyuruyor:

قُل لَّن يَنفَعَكُمُ الْفِرَارُ إِن فَرَرْتُم مِّنَ الْمَوْتِ أَوِ الْقَتْلِ وَإِذًا لَّا تُمَتَّعُونَ إِلَّا قَلِيلًا

’’De ki: «Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçış size kesin olarak bir yarar sağlamaz; böyle olsa bile, pek az (bir zaman) dışında metalanıp yararlandırılmazsınız.3

Ölüm aslında bir son değil , ebedi aleme geçmekte bir başlangıçtır.Hayatımızda yaptığımız hayırların, iyiliklerin veya kötü amellerin neticesini bulacağımız bir başlangıçtır.Rabbimiz ayeti celilede :

الْيَوْمَ تُجْزَى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ لَا ظُلْمَ الْيَوْمَ إِنَّ اللَّهَ سَرِيعُ الْحِسَابِ

   Bugün herkes (hayırdan ve şerden) kazanmış olduğu şeyler mukabilinde karşılık görecektir.Bugün hiçbir (kimse hakkında sevap eksilterek ya da azap artırılarak ) zülüm yoktur ! Şüphesiz ki Allah , hesabı çok çabuk görendir 4 Bu hususta Sevgili Peygamberimiz ise şöyle buyurmaktadır ; “Ölen kimseyi üç şey takip eder, ikisi geri döner, biri ise onunlar kalır.Ailesi,malı ve ameli onu takip eder.Ailesi ve malı geri döner, ameli ise onunla baş başa kalır .’’5

   Elbette hepimiz ölümün akabinde yanımızda hayırlı amellerin bulunmasını isteriz.Öyleyse neden Rabbimizin karşılığını bize kat kat verecek amellere sarılmayalım ki ? Unutmamalıyız ki ölümün akabinde varacağımız berzah aleminde bize yakın olacak ancak yaptığımız iyi veya kötü ameller olacaktır.Nefsin lezzetleri peşinde değil de, dar-ı bekada bize Rahmet olacak amellerle meşgul olalım. Bu hususta Sevgili Peygamberimiz ;

أَكْثِرُوا ذِكْرَ هَاذِمِ اللَّذَّاتِ

“Lezzetleri yok eden ölümü çok anın.”6 buyurmaktadır.

   Hepimiz dünyada iken nasıl ki iyi bir konuma gelmek için var gücümüzle çalışıyor isek , aynı şekilde aklı selim olan müminde ebedi yurdunda Rabbisinin katında iyi bir konuma gelmek ve nimetlerine mazhar olabilmek için, bu imtihan yurdunda azığını en güzel şekilde tamamlaması için salih ameller yapması gerekmez mi ? Asıl istikbalimizin ölüm ve ötesiyle başlayacağını unutmamız durumunda, bizi pişmanlığı hiçbir fayda vermeyen bir hüsrana götüreceğini aklımızdan çıkarmamamız gerekir. Şair bu konuyu ne de güzel ifade etmiş

“O demdeki, perdeler kalkar, perdeler iner,
Azraile hoşgeldin, diyebilmekte hüner…”

   Ne mutlu o kimseye ki sekeratül mevt anında meleğe hoş geldin diyebilmiştir. Yakınlarımızın ve sevenlerimizin bizim ölmemizden dolayı, hüzün içersinde ağlar iken,Cenabı Hak cümlemize, Rabbine kavuştuğundan dolayı mesrur olan salih kullardan eylesin..’’ Sana ölüm gelinceya kadar Rabbine ibadet et.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir